27 Haziran 2010 Pazar

Omi'nin gözünden dünya kupası


Ailede fazla çocuk yok, ben de kendimden büyüklerle arkadaşlık ede ede büyüdüm. Hele yaşlılarla muhabbete doyamıyorum! Dünyanın çeşitli ülkelerinde 6 adet hayata bağlı, çağı yakalamış, gelişmeleri yakından takip eden, canlı ve keyifli dostum var. Allah eksik etmesin hiçbirini!

Bunlardan biri olan Katharina - ya da biz torunları tarafından bilinen adıyla "Omi" - Berlin'de yaşıyor ve bu sene 90 yaşına bastı. Omi miniminnacık, incecik, gençliğinde çok kalpler yaktığı hala anlaşılan bir kadın. Omi'nin en büyük zevki; öğle yemeklerini şenlendiren bir bardak şampanyası. Hava güzelse çeşitli cafe'lerde arkadaşlarıyla buluşur; sanattan politikaya, spordan son magazin haberlerine, "dünya işleri"ni tartışırlar.

Omi geçen gün tekbaşına gitmiş pub'a, şampanyasını yudumluyor.. Birden içeriye kırmızılı siyahlı sarılı Almanya taraftarları giriyor, 3-5-10 derken tüm pub tıklım tıklım taraftar doluyor. Koca LCD ekranı açıyorlar, bağrış çağrış Dünya Kupası'nı izlemeye başlıyorlar. Omi ekrana bakıyor, taraftarlara bakıyor, şampanyaya bakıyor; başlıyor tezahürata! 90 dakika maç izliyor Omi, Pub'ta ve taraftarların omuzlarında, çok da keyif alıyor!

Yaşlılık korkutucu geliyor şimdi; henüz 30lu yaşlarımızda! Omi'ye ve ondan altta kalan tarafı bulunmayan annaneme, Malta'daki ninemle dedeme ve hayata sıkı sıkı bağlı, keyif almayı bilen tüm yaşlı arkadaşlarıma bakınca; bazen kendimden, miskinliğimden, ilgisizliğimden, hareketsizliğimden yani asıl anlamdaki "yaşlılığımdan" utanıyorum!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder