24 Mayıs 2010 Pazartesi

Teknolojik Detox


Bir süre buralarda olmayacağım; pasifiğin ortasında ufacık bir adada teknolojik detox kürüne giriyorum. Haziranın 10'u gibi döner, kürkçü dükkanına gelirim.. Şimdiden teknolojik detox konusu beni heyecanlandırıyor; öyle uzun süredir bilgisayar ağı, sanal gerçeklik ve baz istasyonları ile çevriliyim ki, bunlarsız yaşamı hayal edemez hale gelmişim.

Geçenlerde telefonumu evde unuttuğum için tüm günüm heba oldu, tüm randevularım birbirine girdi, bir arkadaşımla yer ve zamanı belirlediğimiz halde buluşamadık. İnsan ister istemez düşünüyor, onca yıl boyunca cep telefonsuz nasıl hayatta kalabilmişiz diye.. Şimdilerde ufacık çocuklarda bile cep telefonu var, ne olur ne olmaz, acil durumda kullansın diye. bana saçma geliyor, cep telefonsuz büyümüş bir neslin bireylerinden biri olarak; ama o devirde de bu dönemdeki vahşet ve dehşet yoktu sanırım çevrede. Teknolojinin hızına yetişemeyen sosyal yaşam ne boyutlara geldi, gazetelerin üçüncü sayfasında ayrıntılı halde okunabiliyor.

Tuhaf olan ise, facebook/cep/skype/twitter falan derken ve kendimizi yüzlerce eski ve yeni arkadaşla "iletişim halinde" sanarken, aslında kendi kendimizi de kandırıyoruz. Yapılan sosyal araştırmalar göstermiş ki, bu tip sanal gerçeklik sitelerine üye olan aktif kullanıcılar aslında normalden daha asosyal. Ne kadar fazla arkadaşın varsa listede o kadar yalnız olduğun bulunmuş! Tabii onca vakti sanal ortamda harcayınca, günlük yaşama ve gerçek anlamda sosyalleşmeye zaman kalmıyor. Sanal alemde yaşayan ruhsuz sanal kullanıcılara dönüşüyoruz.

Kitaplarım, yanıma aldığım müziğim, mayom ve terliklerimle bu ortamdan çok uzakta, güneşin keyfini çıkartıyor olacağım.. Benden ve susmak bilmeyen koca çenemden uzakta, size de aynını dilerim! 15 gün sonra görüşmek üzere! :)

1 yorum: