21 Mart 2010 Pazar

Sanata ve Sanatçıya Saygı

Her Salı gecesi Almanca kursu sonrasında yaşandığı gibi, bu gece de sanata ve sanatçıya gerekli saygıyı gösteremedim. Merkezde bazı geceler keman çalan tuhaf bir koreli var, inanılmaz yeteneksiz ve bir o kadar da kendine güvenli. Kemanı enstrüman olarak zaten sevmem, sinirlerim gerim gerim geriliyor. Son iki haftadır kulağımda mp3çalardan fışkıran bangır bangır bir Lhasa De Sela ile gözlerim öne dikili olarak geçip gidiyorum. Ama bu hafta, kafası iyi olduğundan şüphelendiğim bu kemancıdan kurtulamadım. Ne zaman beni görse Schumann’ın son derece sevdiğim bir eserinin kötü bir uyarlamasını çalıyor, ya da adam durmaksızın sadece bunu çalıyor, ben üzerime alınıyorum. Ama bu sorunun cevabını aramaya sinirlerim elvermeyecek. Salı gecesi muamması olarak kalsın biyerlerde....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder